ABD sivil haklar hareketinin önemli ancak uzun süre göz ardı edilmiş figürlerinden Claudette Colvin, 86 yaşında vefat etti. Colvin, 1955 yılında, henüz 15 yaşındayken Alabama'nın Montgomery şehrinde bir otobüste beyaz bir kişiye yerini vermeyi reddederek ırk ayrımcılığına meydan okudu ve tutuklandı. Bu cesur eylem, Rosa Parks'ın dokuz ay sonra gerçekleştireceği ve geniş çaplı otobüs boykotuna yol açacak benzer protestosundan önce gerçekleşmişti. Colvin'in tutuklanması, otobüslerdeki ayrımcılığı yasa dışı ilan eden Yüksek Mahkeme kararının temelini oluşturan dört davacıdan biri olmasıyla tarihi bir öneme sahipti.
Colvin'in hikayesi, 2009 yılına kadar, deneyimlerini detaylandıran ilk kitabın yayımlanmasına kadar kamuoyu tarafından büyük ölçüde bilinmiyordu. Kendisi, "doğru koltukta oturduğunu" bildiği için "korkmadığını, ancak hayal kırıklığına uğradığını ve öfkeli olduğunu" belirtmişti. Harriet Tubman ve Sojourner Truth gibi kölelik karşıtı büyük isimlerden ilham aldığını söyleyen Colvin, otobüs şoförü yerinden kalkmasını istediğinde, "Harriet Tubman'ın elleri bir omzumdan, Sojourner Truth'un elleri ise diğer omzumdan beni aşağı itiyormuş gibi hissettim" demişti. Hayatının ilerleyen dönemlerinde New York'ta hemşire olarak çalışan Colvin, geride Amerikan tarihinin seyrini değiştirmeye yardımcı olan bir cesaret mirası bıraktı.
Sivil haklar mücadelesinin az bilinen ancak kilit isimlerinden birinin mirası, ırk ayrımcılığına karşı verilen savaşın önemli bir parçasını oluşturuyor.