Yazar, yaklaşık bir yıldır Claude Code ile yoğun bir şekilde çalıştığını ve "10 bin saatten fazla" zaman geçirdiğini belirtiyor. Günlük iş akışında Claude Code'u bir çift programlama aracı olarak kullandığını, bu sayede daha fazla kontrol hissettiğini ve sürecin kendisi için daha eğlenceli olduğunu ifade ediyor. Bu deneyimden sonra Steve Yegge'nin yeni projesi Gas Town'ı denediğinde ise farklı bir bakış açısı geliştiriyor.
Gas Town'ın temel sorununun, işleri tamamen yapay zeka ajanlarına devretmesi ve geliştiricinin süreç üzerindeki kontrolünü (agency) azaltması olduğunu düşünüyor. Ajanların ne yaptığını anlamanın veya yapılan işi incelemenin hantal olduğunu, ayrıca mevcut ajanların (örneğin Claude Opus 4.5) token hızları nedeniyle tüm sürecin yavaş ilerlediğini dile getiriyor. Gas Town'ın kalbinde yer alan "beads" sistemini beğenmekle birlikte, bu sistemin tüm durum verilerini doğrudan git deposunda saklamasının pull request'leri kirlettiğini ve koddan ayrı tutulması gerektiğini savunuyor.
Yazar, Gas Town'ın gelecekte düşük etkileşimli, ajana dayalı iş akışları için bir ön izleme sunduğunu kabul ediyor. Ancak, kendisinin hala kodla ilgilenmek ve onu incelemek istediğini belirterek, Gas Town'ın şu anki haliyle kendi çalışma tarzına uygun olmadığını ifade ediyor. Projenin mühendislik başarısını takdir etmekle birlikte, kişisel tercihlerinin daha fazla geliştirici katılımı gerektiren bir yaklaşımdan yana olduğunu vurguluyor.
Yapay zeka destekli geliştirme araçları ve ajan tabanlı iş akışlarının, geliştiricinin kontrolü ve süreç görünürlüğü üzerindeki etkileri hakkında önemli bir tartışma başlatıyor.