Ana Sayfa

Clothing-as-a-Service Girişimi CaaStle'ın Kurucusuna 300 Milyon Dolarlık Dolandırıcılık Suçlaması

1 dk okuma

CaaStle adlı, iflas eden "Clothing-as-a-Service" teknoloji girişiminin kurucusu Christine Hunsicker, yatırımcıları 300 milyon dolardan fazla dolandırmakla suçlanıyor. ABD Adalet Bakanlığı'nın açıklamasına göre, Hunsicker, şirketini finansal olarak zor durumda ve nakit sıkıntısı çekerken bile 1.4 milyar dolarlık bir iş olarak tanıttı. 2019'dan itibaren altı yıl boyunca devam ettiği iddia edilen bu dolandırıcılık, Hunsicker'ın Inc dergisi tarafından "En Etkileyici Kadın Girişimciler" arasında gösterilmesinden ve Crain's New York Business'ın "40 Yaş Altı 40" listesine girmesinden sonraki yıllara denk geliyor. Hunsicker'a havale dolandırıcılığı, menkul kıymet dolandırıcılığı, kara para aklama, bir bankaya yanlış beyanda bulunma ve ağırlaştırılmış kimlik hırsızlığı gibi altı ayrı suçlama yöneltildi. Yetkililere teslim olan Hunsicker, suçlu bulunması halinde onlarca yıl hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) da konuyla ilgili ayrı bir hukuk davası açtı. Hunsicker'ın avukatları ise müvekkillerinin savcılarla tamamen işbirliği yaptığını ve iddianamenin "eksik ve çok çarpıtılmış bir tablo" sunduğunu belirtti. Soruşturmaya göre, Hunsicker sermaye toplamak için CaaStle'ın finansal tablolarını ve banka kayıtlarını tahrif etti. Örneğin, 2023'te şirketin 439.9 milyon dolar gelirle 66.3 milyon dolar kar elde ettiğini iddia ederken, gerçekte 15.7 milyon dolar gelirle 81 milyon dolar zarar ettiği ortaya çıktı. Ayrıca, yatırımcı paralarının, FTX kripto para borsasının 2022'deki çöküşünden sonra likiditeye ihtiyaç duyan mevcut hissedarlardan indirimli hisse satın almak için kullanılacağını yanlış bir şekilde söylediği de iddia ediliyor. Hunsicker'ın, bir CaaStle yöneticisinin imzasını taklit ederek 20 milyon dolardan fazla para topladığı da suçlamalar arasında. CaaStle, 20 Haziran'da Delaware'de iflas başvurusunda bulunmuştu.

İçgörü

Bu olay, teknoloji girişimlerinin hızlı büyüme vaatlerinin yatırımcı dolandırıcılığına nasıl zemin hazırlayabileceğini ve şirket şeffaflığının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kaynak