“Yığın Yanılgısı” (Stack Fallacy), büyük şirketlerin yeni pazarlara girme girişimlerinde sıkça başarısız olmalarına yol açan yaygın bir yanılgıdır. Bu yanılgı, bir şirketin kendi uzmanlık alanının hemen üzerindeki katmanı inşa etmenin veya o alanda rekabet etmenin önemsiz ve kolay olduğuna inanmasıyla ortaya çıkar. Örneğin, bir veritabanı şirketinin SaaS uygulamalarını “sadece bir veritabanı uygulaması” olarak görmesi veya bir sanal makine (VM) şirketinin büyük veriyi kolayca yönetebileceğini düşünmesi bu yanılgının tipik örnekleridir. Bu durum, şirketlere yeni bir pazarda kolayca başarılı olabilecekleri yanıltıcı bir güven verir.
Tarihsel örnekler, bu yanılgının yıkıcı sonuçlarını açıkça göstermektedir. Amazon, bulut IaaS pazarında lider konumdayken, VMware gibi temel teknoloji sağlayıcıları AWS'ye karşı rekabet etmekte zorlanmaktadır, oysa AWS'nin altyapısı büyük ölçüde sanal makine teknolojisine dayanır. Benzer şekilde, Oracle, Salesforce'u “sadece barındırılan bir veritabanı uygulaması” olarak görmesine rağmen CRM SaaS pazarında Salesforce'u geçememiştir. Apple bile, donanım ve alt katman entegrasyonunda başarılı olmasına rağmen, fotoğraf paylaşım uygulamaları veya haritalar gibi “basit” uygulamaları geliştirmekte zorlanmıştır. IBM'in Microsoft'a işletim sistemi pazarını bırakması veya Larry Ellison'ın ERP pazarına girme çabaları da bu yanılgının diğer örnekleridir.
Yığın yanılgısının temelinde insan doğası yatar: İnsanlar bildikleri şeye aşırı değer verme eğilimindedir. Bu bilişsel önyargı, şirket liderlerinin kendi uzmanlık alanlarının dışındaki katmanların karmaşıklığını ve gerektirdiği farklı yetkinlikleri küçümsemelerine neden olur. Bu durum, yeni pazarlara yanlış stratejilerle girilmesine ve önemli kaynakların boşa harcanmasına yol açarak büyük başarısızlıklarla sonuçlanabilir.
Şirketlerin kendi temel yetkinliklerinin dışındaki alanları küçümsemeleri, pazar lideri olsalar bile yeni pazarlara girme girişimlerinde büyük başarısızlıklarla karşılaşmalarına neden olabilir.