Ana içeriğe geç
Bilim

Bağırsaktaki pikobirnavirüslerin insan hücrelerini değil bakterileri enfekte ettiği kanıtlandı

Öne çıkanlar

  • Pikobirnavirüsler, bakterileri enfekte eden bilinen üçüncü RNA virüsü grubu oldu.
  • Virüsün çoğalması antibiyotik kullanımıyla durdu ve bakteriyel konakçı Candidatus Anaerotignum faecalis olarak belirlendi.
  • Oksijensiz laboratuvar ortamında 20 gün süren testler virüsün memeli hücrelerine ihtiyaç duymadığını gösterdi.

Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacıları ve uluslararası ortakları, yaklaşık 40 yıldır doğrudan insan dokusunu hedef aldığı sanılan pikobirnavirüslerin aslında bağırsaktaki bakterileri enfekte ettiğini belirledi. Sonuçları 29 Ekim'de Nature Microbiology dergisinde yayımlanan araştırma, pikobirnavirüsleri bakterileri enfekte eden bilinen üçüncü RNA virüsü ailesi olarak kayda geçirdi. Bilim insanları bu virüs grubunu onlarca yıldır ishal vakalarında rotavirüs ve norovirüs gibi patojenlerin yanında tespit ediyor, laboratuvar ortamında çoğaltamadıkları için doğrudan mide ve bağırsak hücrelerine saldırdığını varsayıyordu.

Araştırma ekibi, mikroskobik solucan genetiği incelemeleri sırasında elde ettiği bulgular doğrultusunda virüsün bakteriyel bir konakçı kullandığından şüphelendi. Bilim insanları virüsü çoğaltabilmek için insan dışkı örneklerini mikropsuz farelere aktararak ilk canlı modelini kurdu. Ardından fare bağırsağından toplanan viral popülasyon, memeli hücrelerinin yaşayamayacağı oksijensiz laboratuvar ortamında bağırsak bakterileriyle bir araya getirildi. Virüsün bu koşullarda 20 gün boyunca çoğalması ve antibiyotik verildiğinde çoğalmanın durması, virüsün bakteriler içinde barındığını gösterdi. Moleküler görüntüleme yöntemleri, virüsün Candidatus Anaerotignum faecalis isimli yeni tanımlanan bir bağırsak bakterisinin içinde bulunduğunu netleştirdi.

Bağırsaktaki pikobirnavirüs varlığı akut ishal, tip 1 diyabet ve kök hücre nakli komplikasyonlarıyla ilişkilendiriliyor. Bilim insanları virüsün doğrudan insan hücresine girmese bile yararlı bakterileri yok ederek ekosistemi bozabileceğini ya da virüs parçacıklarının iltihabı tetikleyebileceğini belirtiyor. Araştırma ekibi, yüksek virüs seviyelerinin hastalığa doğrudan yol açtığının henüz kanıtlanmadığını, virüsün bağırsak sorunlarını haber veren bir biyobelirteç olabileceğini veya mikrobiyom odaklı yeni tedavi yaklaşımlarında kullanılabileceğini aktardı.

Kaynak

Bu özet yapay zekâ ile hazırlanmıştır; ayrıntılar ve doğrulama için orijinal kaynağa başvurun.