Richard D. James, bilinen adıyla Aphex Twin, Korg Monologue synthesizer'ının geliştirilmesinde Tatsuya Takahashi ile yaptığı iş birliğini ve özellikle mikro ayar (microtuning) özelliğinin eklenmesindeki rolünü anlattı. James, projenin sonuna doğru dahil olmasına rağmen, mikro ayar özelliğinin Monologue'a eklenmesi konusunda ısrarcı olduğunu ve bunun synthesizer'ın piyasadaki tek tam mikro ayar düzenleme özelliğine sahip cihaz olmasını sağladığını belirtti. Takahashi de James'in bu konudaki ısrarı sayesinde mikro ayarın gücünü keşfettiğini ifade etti.
James, mikro ayar konusundaki ilk düşüncelerinin, ilk synthesizer'larından biri olan Yamaha DX100 ile başladığını açıkladı. Cihazın varsayılan 440 Hz ana ayarını değiştirebileceğini fark etmesiyle, müziğini uluslararası bir standarda göre değil, kendi kulağına doğru gelen sese göre şekillendirme içgüdüsünü geliştirdiğini söyledi. Bu durumun, yaratıcılıkta "diğer sesi" dinlemenin önemini vurguladığını belirtti. James, 440 Hz standardının 1939'da Batılı hükümetler tarafından tanıtıldığını ve bu standarda karşı içgüdülerine güvenmekten memnun olduğunu dile getirdi. Hatta 1940'larda yayımlanmış bir elektronik enstrüman kitabında, 440 Hz'in radyodan 24 saat boyunca yayınlandığını okuduğunu ve bunun enstrümanları ayarlamak veya laboratuvar ekipmanlarını kalibre etmek için kullanıldığını aktardı.
Takahashi, Tesla'nın müfredatta yeterince yer almamasına şaşırırken, Tesla bobininin müzikle plazma çalma gibi ilginç uygulamalarından bahsetti. James, orkestraların 440 Hz'den ortalama birkaç Hz saptığını gösteren eski Philips laboratuvarı çalışmalarından da bahsederek, müziğin uluslararası bir standarda mı yoksa kişisel işitsel tercihlere mi dayanması gerektiği sorusunu yineledi. Bu sohbet, müzikte standartlaşmanın ötesine geçerek kişisel ifade ve deneyselliğin önemini vurguluyor.
Aphex Twin'in müzikteki standartlara meydan okuyan yaklaşımı ve mikro ayar konusundaki öncü görüşleri, müzik teknolojisi ve yaratıcılık alanında önemli bir etki yaratmıştır.