Abdikafi Abdurahman Abdullahi, namıdiğer Kafi, Uber şoförlüğü yapan Somalili-Amerikalı bir mühendis. Bir gün Minneapolis havalimanında müşteri beklerken, yaklaşık bir düzine ICE ajanı tarafından kuşatıldı. Ajanlar, kimliğini talep ederken, Abdullahi ırkçı profillemeye maruz kaldığını düşünerek kimliğini göstermeyi reddetti ve olayı cep telefonuyla kaydetmeye başladı. Bu anlar, Amerika'nın gözetim geleceğine dair endişe verici bir tablo sunuyor.
Ajanlar, Abdullahi'yi tespit etmek için İç Güvenlik Bakanlığı'nın (DHS) yeni yüz tanıma aracı Mobile Fortify'ı kullandı. Bu uygulama, memurların bir kişinin yüzünü fotoğraflayarak pasaport kayıtları, vize dosyaları ve sınır giriş fotoğrafları gibi DHS veritabanlarında anında eşleşme sorgulamasına olanak tanıyor. Ancak Abdullahi'nin iddiasına göre, Mobile Fortify onu yanlış tanımlayarak "Ali" adında başka bir profile ulaştı. Yüz tanıma teknolojisinin, özellikle renkli insanları tanımlamada hatalı olduğu ve gizliliğinin sorgulandığı biliniyor. DHS, Mobile Fortify'ın hata oranını kamuoyuyla paylaşmaktan kaçınıyor.
Abdullahi'nin kararlı duruşu ve mizahi tepkileri, çektiği videoyu viral hale getirdi. Ajanlar onu tekrar taramaya çalışsa da, etrafta toplanan kalabalığın da olayı kaydetmesi ve Abdullahi'nin direnişi karşısında başarılı olamadılar. Sonunda ajanlar pes ederek olay yerinden ayrıldı. Bu olay, devlet kurumlarının yüz tanıma teknolojilerini nasıl kullandığına ve bu teknolojilerin bireysel haklar ile mahremiyet üzerindeki potansiyel etkilerine dair önemli soruları gündeme getiriyor. Abdullahi'nin deneyimi, gelecekte Amerikan sokaklarında rutin yüz tanıma uygulamalarının nasıl görünebileceğine dair bir önizleme sunuyor.
Bu olay, devletin gözetim teknolojilerini nasıl kullandığına ve yüz tanıma sistemlerinin ırkçı profilleme ve mahremiyet ihlalleri potansiyeline dair ciddi endişeleri ortaya koyuyor.