1975 yılında Popular Electronics dergisinin kapağında yer alan "Altair 8800", dünyanın ilk ticari modellere rakip mikrobilgisayar kiti olarak büyük yankı uyandırmıştı. O dönemdeki mikrobilgisayarların genellikle büyük kutular içinde gelmesi, teknolojinin sınırlamaları nedeniyle kaçınılmaz bir durum olarak kabul ediliyordu. Ancak yazar, Altair'den üç yıl önce piyasaya sürülen ve çok daha güçlü olan cep boyutundaki HP-35 bilimsel hesap makinelerini örnek göstererek, bu "büyük olmak zorunda" algısının gerçekten doğru olup olmadığını sorguluyor. Amaç, modern parçalar kullanmadan, dönemin teknolojisiyle, Altair 8800 gibi gerçek bir ön panele ve kullanıcı tarafından programlanabilirliğe sahip, ancak cep boyutunda bir 8080 mikrobilgisayar inşa etmenin mümkün olup olmadığını araştırmaktı.
Yazar daha önce RCA 1802 mikroişlemci tabanlı "1802 Membership Card" ve Z80 tabanlı "Z80 Membership Card" gibi başarılı cep boyutunda projeler geliştirmişti. Ancak Intel 8080, tek başına eksiksiz bir CPU olmaması, birden fazla destek çipine ihtiyaç duyması ve +5V, +12V, -5V gibi üç farklı besleme gerilimi gerektirmesi nedeniyle çok daha zorlu bir meydan okumaydı. Tüm bu bileşenleri modern yöntemlere başvurmadan tek bir Altoid kutusu boyutundaki karta sığdırmak imkansız görünüyordu. Bu zorluklar nedeniyle yazar başlangıçta Z80 tabanlı bir tasarıma yönelmişti.
Ancak proje üzerinde düşünmeye devam ederken, Josh Bensadon'dan gelen bir fikir "Aha!" anını yaşattı. Bensadon, ön panel için zaten ayrı bir karta ihtiyaç duyulacağını belirterek, CPU'nun da bu ön panel kartına yerleştirilmesini önerdi. Böylece hem gerçek bir 8080 işlemcinin görünürlüğü sağlanacak hem de bu kart aynı zamanda "CPU kartı" işlevi görecekti. Bellek ve G/Ç birimleri ise ikinci bir karta yerleştirilecekti. Bu iki kartlı yaklaşım, 8080'i, destek çip setini ve gerekli üç gerilimi sağlayan bir anahtarlamalı güç kaynağını cep boyutunda bir sisteme entegre etmenin yolunu açtı ve projenin önündeki en büyük engeli kaldırdı.
Bu proje, dönemin teknolojik kısıtlamalarına rağmen, yenilikçi tasarım yaklaşımlarıyla ikonik bir mikrobilgisayarı minyatürleştirebilmenin mümkün olduğunu gösteriyor.