Ana Sayfa

Alex Pretti Cinayetinde İki CBP Ajanı Kimliği Belirlendi

1 dk okuma

Minneapolis'teki protestocu Alex Pretti'yi vuran iki federal göçmenlik ajanının, Sınır Devriyesi ajanı Jesus Ochoa ve Gümrük ve Sınır Koruması (CBP) memuru Raymundo Gutierrez olduğu hükümet kayıtlarında tespit edildi. ProPublica tarafından incelenen kayıtlara göre, 43 yaşındaki Ochoa ve 35 yaşındaki Gutierrez, Pretti'nin ölümüyle sonuçlanan ve büyük protestolara yol açan olayda ateş eden kişiler olarak listeleniyor. Her iki ajan da, Aralık ayında başlatılan ve şehir genelinde maskeli ve silahlı ajanların görevlendirildiği "Operation Metro Surge" adlı göçmenlik uygulama operasyonuna atanmıştı.

CBP, ajanların isimlerini açıklamayı reddederken, olaya ilişkin çok az bilgi paylaştı. Bu olay, farklı bir göçmenlik ajanının başka bir Minneapolis protestocusu Renee Good'u öldürmesinden günler sonra yaşandı. Pretti'nin ölümü ve olaya karışan ajanların kimliklerinin gizlenmesi, Başkan Donald Trump'ın agresif göçmenlik politikalarının sonuçlarıyla ülke genelinde yüzleşildiği bir döneme denk geliyor. Ülke çapındaki operasyonlar, kimliklerini gizleyen maskeli ajanların göçmenlere ve ABD vatandaşlarına karşı uyguladığı şiddet sahneleriyle dikkat çekiyor; bu durum, kolluk kuvvetleri arasında neredeyse duyulmamış bir uygulama.

Hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi milletvekilleri, bir Gazi İşleri Bakanlığı hastanesinde yoğun bakım hemşiresi olarak çalışan 37 yaşındaki Pretti'nin öldürülmesiyle ilgili şeffaf bir soruşturma çağrısında bulundu. Adalet Bakanlığı, protestolar ve milletvekillerinin inceleme taleplerinin ardından, Cuma günü Sivil Haklar Bölümü'nün olayı araştırdığını duyurdu. Ochoa'nın 2018'de CBP'ye katılan bir Sınır Devriyesi ajanı olduğu, Gutierrez'in ise 2014'ten beri CBP'nin Saha Operasyonları Ofisi'nde çalıştığı ve yüksek riskli operasyonlar yürüten özel bir müdahale ekibine atandığı belirtildi.

İçgörü

Bu haber, federal göçmenlik ajanlarının kimliklerinin gizlenmesi ve şeffaflık eksikliğinin, kamuoyu ve siyasi çevrelerde ciddi hesap verebilirlik taleplerine yol açtığını gösteriyor.

Kaynak