Ana Sayfa

ABD Teknoloji Bağımlılığı Tuzağından Kurtulmak

1 dk okuma

Makale, ülkelerin, özellikle Kanada gibi ABD'ye yakın ve derin bağları olan ülkelerin, ABD teknolojisine olan aşırı bağımlılığının yarattığı riskleri ve dijital egemenlik arayışının gerekliliğini vurguluyor. Yakın zamanda yaşanan Venezuela işgali ve diğer ülkelere yönelik tehditler, bu bağımlılığın ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceği konusundaki endişeleri artırmıştır. Yazar, mevcut durumun Kanada için sadece egemenlik kısıtlamaları getirmekle kalmayıp, aynı zamanda ekonomik kazanımların büyük bir kısmını da ABD'ye yönlendirdiğini belirtiyor. Bu durum, ülkelerin kendi toprakları içinde karar alma yeteneklerini zayıflatıyor ve ulusal çıkarlarını korumalarını zorlaştırıyor.

Bu bağımlılığın somut bir örneği olarak, Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) başsavcısı Karim Khan'ın yaşadıkları öne sürülüyor. Gazze'deki soykırım suçları nedeniyle İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkarılmasına tepki olarak ABD Başkanı Donald Trump'ın ICC'ye uyguladığı yaptırımlar sonucunda Khan'ın sadece İngiltere'deki banka hesapları dondurulmakla kalmamış, aynı zamanda Microsoft e-posta adresine erişimi de kesilmiştir. Bu olay, Khan'ı İsviçre merkezli gizlilik odaklı Proton Mail'e geçmeye zorlamıştır. Bu durum, Avrupa genelinde büyük yankı uyandırmış ve Avrupalı yasa koyuculara, hükümetlerin ve kilit kurumların dayandığı teknolojilere erişimlerinin ne kadar savunmasız olduğunu açıkça göstermiştir.

Makale, teknoloji hizmetlerinin geri çekilmesinin, Avrupa ve Kanada gibi ülkelerin dijital altyapılarının ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyduğunu belirtiyor. ABD yönetiminin ve Silikon Vadisi milyarderlerinin Avrupa'nın teknoloji düzenlemelerini geri çekmesi yönündeki baskıları da bu endişeleri artırmaktadır. Yazar, bu durumun sadece siyasi değil, ekonomik bağımsızlık açısından da bir tehdit oluşturduğunu ve ülkelerin dijital egemenliklerini güvence altına almak için cesur adımlar atması gerektiğini savunuyor. Bu, ulusal güvenliği ve ekonomik refahı korumanın temel bir yolu olarak görülmektedir.

İçgörü

ABD'nin teknoloji üzerindeki kontrolü, ülkelerin dijital egemenliğini ve kritik kurumların işleyişini doğrudan tehdit etmektedir.

Kaynak