Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), yaklaşık 150 ülkenin üzerinde anlaştığı küresel vergi anlaşmasının son halini duyurdu. 2021'de taslağı hazırlanan bu anlaşma, büyük çok uluslu şirketlerin karlarını düşük vergi oranına sahip ülkelere kaydırmasını engellemeyi hedefliyordu. Ancak, anlaşmanın revize edilmiş versiyonu, ABD merkezli büyük çok uluslu şirketleri %15'lik küresel asgari kurumlar vergisinden muaf tutuyor. Bu değişiklik, eski ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ile G7 ülkeleri arasındaki müzakerelerin bir sonucu olarak ortaya çıktı. OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, anlaşmayı uluslararası vergi işbirliğinde "dönüm noktası niteliğinde bir karar" olarak nitelendirirken, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise bunu "ABD egemenliğini koruma ve Amerikan işçilerini ile işletmelerini aşırı bölgesel müdahaleden koruma konusunda tarihi bir zafer" olarak değerlendirdi.
Anlaşmanın son hali, eski Hazine Bakanı Janet Yellen'ın öncülük ettiği ve Apple, Nike gibi şirketlerin vergi cennetlerine kar kaydırmasını engellemeyi amaçlayan 2021 tarihli dönüm noktası niteliğindeki anlaşmayı sulandırmış oldu. Yellen'ın önceliklerinden biri olan bu küresel asgari vergi planı, ABD'yi küresel ekonomide daha az rekabetçi hale getireceğini savunan Cumhuriyetçi Kongre üyeleri tarafından eleştirilmişti. Trump yönetimi, Cumhuriyetçilerin "intikam vergisi" hükmünü geri çekmesinin ardından anlaşmayı yeniden müzakere etti. Vergi şeffaflığı grupları ise bu değişikliği eleştirerek, anlaşmanın en büyük ve en karlı Amerikan şirketlerinin karlarını vergi cennetlerinde tutmaya devam etmesine izin verdiğini belirtiyor. Vergi gözlemcileri, asgari verginin çok uluslu işletmelerin karlarını düşük vergi oranlı ülkelere kaydırmasına yol açan "vergi rekabeti"ni durdurması gerektiğini savunuyor.
Küresel vergi anlaşmasından ABD merkezli çok uluslu şirketlerin muaf tutulması, uluslararası vergi adaletini sorgulatırken, ABD'nin ekonomik çıkarlarını önceliklendirme çabasını gözler önüne seriyor.