ABD'nin 'olağanüstü yetenek' sahibi sanatçılara verdiği O-1 vizeleri, geleneksel sanat dallarından gelen isimler yerine artık dijital içerik üreticileri ve OnlyFans modelleri tarafından yoğun bir şekilde kullanılıyor. Bu vize türü, normalde müzisyenler, aktörler veya görsel sanatçılar gibi alanlarda ulusal veya uluslararası düzeyde tanınmış kişilere verilirken, son dönemde sosyal medya fenomenleri ve yetişkin içerik platformu OnlyFans'deki popüler isimlerin bu kriterleri karşıladığı görülüyor. Bu durum, 'sanatçı' tanımının dijital çağda nasıl evrildiğini ve göçmenlik politikalarının bu değişime nasıl ayak uydurduğunu gözler önüne seriyor.
Bu vize başvurularında, adayların sosyal medya takipçi sayıları, medya kapsamı, gelirleri ve alanlarındaki etkileri gibi faktörler 'olağanüstü yetenek' kanıtı olarak sunuluyor. Örneğin, yüksek takipçi sayıları, viral içerikler veya önemli sponsorluk anlaşmaları, bir influencer'ın kendi alanında 'üstün başarı' gösterdiğine dair delil olarak kabul edilebiliyor. Aynı şekilde, OnlyFans modellerinin platformdaki kazançları ve medya yansımaları da bu kategoride değerlendirilebiliyor. Bu durum, geleneksel sanat çevrelerinde tartışmalara yol açarken, dijital ekonominin ve yeni mesleklerin resmi tanınırlığını da beraberinde getiriyor.
Bu eğilim, ABD'nin göçmenlik sisteminin, hızla değişen küresel eğlence ve medya sektörüne uyum sağlama çabasını gösteriyor. Dijital içerik üreticilerinin ve platform ekonomisi aktörlerinin, geleneksel meslek gruplarının sahip olduğu yasal statülere erişebilmesi, gelecekteki iş gücü ve göçmenlik politikaları için önemli emsaller oluşturuyor. Bu durum aynı zamanda, 'sanat' ve 'eğlence' kavramlarının sınırlarının ne kadar genişleyebileceğine dair de düşündürücü bir tablo sunuyor.
Dijital içerik üreticilerinin ve OnlyFans modellerinin ABD'nin 'olağanüstü yetenek' sanatçı vizelerini alması, 'sanatçı' tanımının ve göçmenlik politikalarının dijital çağda nasıl evrildiğini gösteriyor.