Amerika Birleşik Devletleri ordusu, yıllardır müttefikleriyle birlikte çalışmak ve onları korumak üzere eğitilmişken, şimdi "düşünülemez bir ihanet" senaryosu için planlar yapmak zorunda kalıyor. Bir askeri eğitimci olarak yazar, eğitimleri sırasında müttefiklere saldırma veya onlara ihanet etme gibi bir senaryoyu asla değerlendirmediklerini belirtiyor. Ancak, eski Başkan Donald Trump'ın Norveç'e yönelik tehditleri veya Grönland'ı işgal etme olasılığı gibi söylemleri, ABD askeri sistemini etik ve mantık dışı emirlerle yüzleşmeye zorluyor.
Makale, ABD askeri personelinin yasalara ve Amerikan değerlerine aykırı emirleri reddetme yükümlülüğünü vurguluyor. Ancak, yasal olmasa da ahlaki ve mantıksız olan emirler karşısında ne yapılacağı sorusu ortaya çıkıyor. Örneğin, bir başkanın Grönland'ın işgali için Pentagon'a emir vermesi, bir savaş oyunu olarak görülebilir. Ancak yazar, Danimarkalılar ve diğer NATO müttefikleriyle birlikte görev yapmış subayların bu tür yönergeleri "tamamen sapkın" bulacağına inanıyor. Danimarka'nın 20. yüzyıl dünya savaşlarında ve 11 Eylül sonrası Taliban'a karşı mücadelede ABD'nin müttefiki olduğu, askerlerinin Amerikalılarla aynı savaş alanlarında kan döktüğü hatırlatılıyor.
Amerikan subayları, Trump'ın olası niyetlerini bildiklerinden, yıllarca hazırlandıkları her şeyi tersine çevirerek, birlikte çalıştıkları ve korumak için eğitildikleri insanlara karşı uygulamak zorunda kalacakları yönergelere zihinsel olarak isyan edeceklerdir. Sivil otoritelere itaat etmeye şartlanmış olsalar da, bu tür emirler ABD askeri zihinlerini temel eğitimlerine ve değerlerine aykırı hareket etmeye zorlayacaktır. Bu durum, ordunun sivil liderlik ile etik değerler arasında sıkışıp kalmasına neden olmaktadır.
ABD ordusunun, sivil liderliğin etik dışı veya mantıksız emirleri karşısında müttefiklerine karşı hareket etme olasılığını değerlendirmek zorunda kalması, askeri doktrin ve ahlaki değerler arasında ciddi bir çatışma yaratıyor.