Pentagon, 11. Hava İndirme Tümeni'ne bağlı yaklaşık 1.500 aktif görevli askere "konuşlanmaya hazır ol" emri verdi. Resmi olarak bu emir, Minneapolis'teki sivil huzursuzluklara karşı iç güvenlik göreviyle ilişkilendiriliyor. Ancak savunma çevrelerinde ve müttefik başkentlerde bu kararın, Grönland üzerindeki hızla tırmanan jeopolitik bir çatışmayla aynı zamana denk gelmesi nedeniyle geniş çaplı tartışmalara yol açtığı belirtiliyor. Analistler, iç güvenlik gerekçesinin daha geniş bir stratejik amacı maskeleyip maskelemediğini sorguluyor.
Seçilen 11. Hava İndirme Tümeni'nin, ABD Ordusu'nun Arktik ve soğuk hava koşulları için optimize edilmiş önde gelen bir birliği olması dikkat çekiyor. Uzmanlar, Orta Batı'daki kalabalık kontrolü veya güvenlik görevleri için genellikle Ulusal Muhafız veya geleneksel aktif görevli birliklerin tercih edildiğini vurgulayarak, bu birimin seçilmesinin şüphe uyandırdığını belirtiyor. Bu alarm, Washington'ın Danimarka ve NATO ile Grönland konusundaki ilişkilerinin gergin olduğu bir döneme denk geliyor. Eski Başkan Donald Trump'ın Grönland'ı satın alma fikrini yeniden gündeme getirmesi ve Kopenhag'ın müzakere etmemesi halinde ABD'nin çıkarlarını "bir şekilde" güvence altına alacağı yönündeki uyarıları, Danimarkalı yetkililer tarafından NATO'nun bütünlüğüne yönelik varoluşsal bir meydan okuma olarak değerlendiriliyor.
Arktik birliklerinin alarmda olması ve Arktik'teki uluslararası gerilimlerin çakışması, potansiyel bir stratejik aldatma spekülasyonlarını körüklüyor. Analistler, özel kuvvetleri harekete geçirmek için güvenilir bir iç acil durumun kullanılmasının klasik bir askeri konsept olduğuna işaret ediyor. Danimarka, müttefik desteğiyle, tek taraflı bir hareketi caydırmak amacıyla savunma duruşu altında hazırlıklarını artırdı. Bu durum, Grönland'ın havaalanları, limanları ve denizaltı kablo altyapısı etrafındaki acil durum planlamalarının yoğunlaştığını gösteriyor.
ABD'nin Arktik'e özel eğitimli birliklerini iç güvenlik bahanesiyle hazırda beklemesi, Grönland üzerindeki jeopolitik gerilimin tırmandığını ve potansiyel bir stratejik aldatmacayı işaret ediyor.