Wall Street'in deneyimli stratejisti Jim Paulsen'a göre, ABD ekonomisinin büyük bir kısmı aslında resesyonda, ancak "yeni çağ" harcamaları bu durumu gizliyor. Paulsen, 40 yılı aşkın tecrübesiyle, teknoloji harcamalarının ekonomik büyümeyi orantısız bir şekilde etkilediğini ve "eski" ekonominin zorlandığı bir dönemde verileri desteklediğini belirtiyor. Paulsen, Substack gönderisinde, "Teknoloji kuyruğu sallayan köpek olabilir, ancak geri kalanı başka bir adla resesyondur" ifadesini kullanıyor.
Paulsen'ın analizine göre, 2025'te reel özel GSYİH %2,3 oranında artış gösterse de, bu büyümenin neredeyse tamamı "yeni çağ" olarak adlandırdığı büyümeden kaynaklanıyor. "Yeni çağ" yatırımları hariç tutulduğunda, özel harcamaların diğer %89'u sadece %1 oranında artış gösterdi ve yeni iş yaratımı olmadı. Stratejist, ekonominin %89'u resesyondayken ve "yeni çağ" faaliyetleri doğası gereği "dezenflasyonist" iken, enflasyona odaklanmanın gerekliliğini sorguluyor.
"Yeni çağ" ekonomisi, özellikle bilgi işlem ekipmanları ve fikri mülkiyet üzerine yapılan iş harcamalarını, yani yapay zeka gibi büyük teknoloji yatırımlarını kapsıyor. Paulsen, bu alt bölümün geleneksel özel sektör harcamalarından neredeyse 2,5 kat daha hızlı büyüdüğünü ve bu farkın son yıllarda daha da açıldığını tespit etti. 2025'te "yeni çağ" özel harcamaları %14 büyürken, teknoloji odaklı alt küme hariç özel harcamalar sadece %1 büyüdü. Paulsen, bu durumu, hisse senedi piyasasındaki "Muhteşem Yedili" (Magnificent Seven) ile S&P 500'deki diğer 493 hisse arasındaki ayrışmaya benzetiyor ve bu dinamiklerin ekonomideki derin bir ayrışmayı gösterdiğini vurguluyor.
ABD ekonomisindeki genel büyüme rakamlarının, teknoloji ve yapay zeka gibi "yeni çağ" yatırımlarının çarpıtıcı etkisiyle yanıltıcı olabileceği ve ekonominin büyük bir kısmının aslında durgunluk yaşadığına işaret ediyor.