Makale, ABD'nin dış politika hedeflerini gerçekleştirmede doların gücünü nasıl kullandığını inceleyen "Hegemoney" adlı bir projeyi tanıtıyor. Yazar, ticaret kontrolleri (çip, fiber optik hatlar gibi) üzerine yapılan tartışmaların, ABD'nin iradesini uygulayan ve ticari altyapının temelini oluşturan doların rolünü göz ardı ettiğini belirtiyor. Doların bu kritik rolünün kaybedilmesinin "varoluşsal bir sorun" teşkil ettiğini vurguluyor. Yazar, Doğu ile Batı arasındaki sınır bölgelerinde iş dünyası ve finans kurumlarıyla yaptığı görüşmelerde, bu bölgelerin yeni finansal teknolojileri ve alternatif çözümleri benimsemede öncü olduğunu gözlemlemiş. Bu ülkelerin, gelecekteki çatışmalarda kaynakları ve konumları nedeniyle kilit rol oynayacağını belirtiyor. Çin gibi rakiplerin, bu bölgeleri kendi finansal sistemlerine bağlamak ve ABD dolarının etkisini kırmak amacıyla devlet destekli finansal altyapı ve hizmetlerle doldurduğunu, böylece ABD'nin en büyük silahı olan doların kullanımını engellemeye çalıştığını ifade ediyor. ABD dolarının küresel para ve ticaret altyapısı üzerindeki kontrolü, Amerikan gücünün temel bir kaynağıdır; bu sayede ABD, askeri müdahaleye gerek kalmadan "kötü adamları" durdurabilir. Ancak Çin gibi rakipler, ABD finansal sistemini tamamen atlatmak için kendi ödeme ve takas sistemlerini geliştiriyor ve ABD'nin kendi para birimi üzerindeki kontrolünü zayıflatan sentetik dolarları destekliyor. Makale, ABD'nin bir "finansal soğuk savaş" içinde olduğunu ve Silicon Valley'nin geleneksel savunma, uzay ve yapay zeka gibi alanlara odaklanırken, ekonomik savaşın (doların) önemini gözden kaçırmaması gerektiğini savunuyor. Doların ulusal güvenlik ile olan bağlantısının açıkça ifade edilmesi gerektiği belirtiliyor.
ABD dolarının küresel finansal altyapı üzerindeki kontrolü, ülkenin dış politika hedeflerini askeri müdahaleye gerek kalmadan gerçekleştirmesini sağlayan kritik bir ulusal güvenlik aracıdır ve bu güç rakipler tarafından tehdit edilmektedir.