Amerika Birleşik Devletleri Anayasası'nın 13. Değişikliği, köleliği ve zorunlu hizmeti yasaklamaktadır. Ancak bu yasağın önemli bir istisnası bulunmaktadır: "suçtan hüküm giymiş bir kişinin cezası olarak" kölelik veya zorunlu hizmetin uygulanabileceği belirtilmiştir. Bu madde, ABD tarihinde köleliğin kaldırılmasında kritik bir rol oynamış olsa da, içerdiği bu istisna nedeniyle uzun süredir tartışmaların odağındadır. Özellikle ceza infaz sistemindeki zorunlu çalışma uygulamalarının bu istisnaya dayandırılması, modern kölelik eleştirilerine yol açmaktadır.
Son yıllarda, hem federal hem de eyalet anayasalarından bu istisna maddesinin kaldırılmasına yönelik güçlü bir hareket ortaya çıkmıştır. Aktivistler ve insan hakları savunucuları, bu istisnanın özellikle azınlık gruplarını orantısız bir şekilde etkileyen ceza adalet sisteminde sömürüye kapı araladığını savunmaktadır. Birçok eyalet anayasasında da benzer istisnalar bulunmaktadır; örneğin Arkansas, Kaliforniya, Georgia, Indiana ve Kentucky gibi eyaletler, suçtan hüküm giymiş kişilere yönelik zorunlu hizmeti yasaklamayan maddelere sahiptir. Bu durum, eyalet düzeyinde de yasal reform çağrılarını beraberinde getirmektedir.
Bu hareketin amacı, 13. Değişiklik'teki "ceza olarak" ibaresini tamamen kaldırarak, kölelik ve zorunlu hizmetin hiçbir koşul altında var olmamasını sağlamaktır. Bu, ABD'nin kurucu değerleri ve insan hakları taahhütleri açısından önemli bir adım olarak görülmekte, cezaevlerindeki çalışma koşulları ve mahkum hakları konusunda daha geniş bir tartışmayı tetiklemektedir.
ABD Anayasası'ndaki kölelik yasağının istisnası, ceza infaz sistemindeki zorunlu çalışma uygulamaları üzerinden insan hakları ve modern kölelik tartışmalarını yeniden alevlendiriyor.