Trump yönetimi, yenilenebilir enerjiye, özellikle de rüzgar enerjisine karşı belirgin bir düşmanlık beslemektedir. Yönetim, açık deniz rüzgar enerjisi projeleri ve bazı karasal projeler için tüm izinleri engelleyen bir başkanlık kararnamesi çıkarmıştı. Ancak bu kararname, bir mahkeme tarafından 'keyfi ve kaprisli' bulunarak iptal edildi. Gelecekteki gelişmeleri engellemekle yetinmeyen yönetim, halihazırda inşaat halinde olan beş açık deniz rüzgar enerjisi projesini de hedef aldı. Başlangıçta iki proje, tam olarak açıklanmayan nedenlerle geçici olarak durduruldu. Daha sonra İçişleri Bakanlığı, türbin kurulumunu engellemek için 'gizli bir ulusal güvenlik riski' gerekçesini öne sürdü.
Bu Aralık sonu duyurusuna verilen yanıt ise tek tip oldu: Her bir projenin yapımını üstlenen şirketler yönetime dava açtı. Pazartesi itibarıyla, her biri aynı sonucu elde etti: inşaata devam etmelerini sağlayan geçici bir ihtiyati tedbir kararı. Bu durum, davaların üç farklı mahkemede açılmasına ve dört farklı yargıç tarafından görülmesine rağmen gerçekleşti. Mahkemelerin bu kararları, yönetimin yenilenebilir enerji projelerini engelleme çabalarına karşı güçlü bir duruş sergilediğini ve ABD'deki rüzgar enerjisi sektörünün önemli bir zafer kazandığını göstermektedir. Bu kararlar, ülkenin temiz enerji hedeflerine ulaşması açısından kritik bir adım olarak değerlendirilmektedir.
ABD mahkemeleri, Trump yönetiminin açık deniz rüzgar enerjisi projelerini engelleme girişimlerini geçersiz kılarak, bu projelerin inşaatına devam etmesine izin verdi ve ülkenin yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşmasında önemli bir adım attı.