Avrupa Birliği'nin "ticaret bazukası" olarak da anılan Anti-Coercion Instrument (ACI), üçüncü ülkelerin AB ve üye devletlerine yönelik ekonomik baskılarına karşı koruma sağlamak amacıyla geliştirilen bir düzenlemedir. Aralık 2021'de önerilen, Kasım 2023'te kabul edilen ve 27 Aralık 2023'te yürürlüğe giren bu araç, ekonomik zorlamaya karşı bir inceleme, angajman ve karşı önlem çerçevesi sunar. Güvenlik ve ticaret politikalarını birleştiren ACI, ekonomik baskı uygulayan ülkelere cezalar uygulayarak caydırıcılık sağlamayı ve savunma mekanizması oluşturmayı hedefler. Boykotlar ve ticaret kısıtlamaları gibi zorlayıcı tedbirler karşısında kullanılabilecek olan ACI, başlangıçta etkilenen üye devletlere tazminat mekanizmaları içerirken, nihai hali zorlayıcı ülkeden tazminat talep etme çerçevesi sunmaktadır.
ACI'nin geliştirilmesindeki temel amaçlardan biri, belirli ticaret kısıtlayıcı önlemlerin kabulünde üye devletler arasında oybirliği gerekliliğini ortadan kaldırmaktı. Bu enstrüman sayesinde, veto yetkisi kaldırılmış ve ekonomik baskıya yanıt olarak alınan ticaret kısıtlamaları artık iki nitelikli çoğunluk oylamasıyla kabul edilmektedir. Nord Stream 2 boru hattı inşaatına yönelik ABD yaptırımları ve 2018'deki çelik ve alüminyum tarifeleri gibi olaylar, ACI'nin geliştirilme sürecini etkilemiştir. Başlangıçta Çin'e karşı bir caydırıcılık aracı olarak tasarlanan ACI, Ocak 2026 itibarıyla henüz kullanılmamıştır. Ancak 2026'da AB liderleri, Grönland krizi nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı potansiyel ilk kullanımını değerlendirmektedir.
Bu düzenleme, AB'nin dış ekonomik baskılara karşı kendi egemenliğini ve üye devletlerinin çıkarlarını koruma yeteneğini önemli ölçüde güçlendiriyor.