Ana Sayfa

7400 Serisi TTL: Bir Mühendisin Hayal Kırıklığı ve Dersleri

1 dk okuma

Yazar, son yıllarda retro teknolojilere olan ilginin artmasına rağmen, 7400 serisi TTL'ye karşı duyduğu derin nefreti açıklıyor. Bu nefreti ilk kez 1970'lerin başında, bir "roll form controller" tasarladığı dönemde deneyimlemiş. Bu yenilikçi makine, döner bir enkoder kullanarak çelik sacın uzunluğunu ölçüyor ve büyük Nixie tüpleri aracılığıyla kesim uzunluğunu ve parti miktarını gösteriyordu. O dönemde mikroişlemciler henüz yaygınlaşmadığı için, makine yoğun bir şekilde TTL mantık devreleri kullanıyordu.

Ancak makine, kurulduğu fabrikalarda sürekli olarak başarısız oluyordu. Temel sorun, büyük bir fabrikada elektrik ark kaynakçıları çalıştığında ortaya çıkıyordu. Kaynak işlemi başladığında, makinenin ön ayarlı uzunluk değeri 4 metreden 1000 metreye, parti miktarı ise 100 birimden bir milyon birime aniden değişebiliyordu. Bu durum, tüm çelik rulosunun kontrolsüzce çözülmesine ve büyük bir felakete yol açma potansiyeli taşıyordu. Mühendisler, filtreler ve yeniden tasarımlar dahil her türlü çözümü deneseler de, soruna neden olan elektriksel pikleri göremiyorlardı. TTL devreleri o kadar hızlıydı ki, bu görünmez piklere tepki vererek makinenin ayarlarını bozuyordu.

Yazar, bu deneyimin TTL'nin endüstriyel ortamlarda ne kadar kullanışsız olduğunu gösteren ilk büyük dersi olduğunu belirtiyor. Daha sonraki yıllarda endüstriyel alarm sistemleri geliştirirken de benzer sorunlarla karşılaştığını ekleyerek, 7400 serisi TTL'nin elektriksel gürültüye karşı zayıf direncini ve bunun yol açtığı operasyonel zorlukları vurguluyor.

İçgörü

TTL teknolojisinin endüstriyel ortamlarda elektriksel gürültüye karşı zayıf direncinin, erken dönem otomasyon projelerinde ciddi sorunlara yol açtığını gösteriyor.

Kaynak