3D-örgü (3D-Knitting), giysi üretiminde devrim niteliğinde bir teknoloji olup, geleneksel yöntemlerin aksine tamamen dikişsiz ürünler ortaya koyar. Bu yöntem, WHOLEGARMENT makineleri olarak bilinen dünyanın en gelişmiş bilgisayarlı örgü makinelerini kullanır. Süreç, bir CAD programına benzer şekilde üç boyutlu dijital bir modelle başlar ve bu tasarım daha sonra herhangi bir 3D-örgü makinesinde üretilebilir. Makineler, dört iğne yatağını kullanarak iplikleri yönlendirir ve eş zamanlı olarak giysinin farklı parçalarını örer, hatta bu parçaları birleştirir. Bu sayede, bir süveter için hedeflenen malzemenin %99'u kullanılır ve neredeyse sıfır atık elde edilir.
3D-örgü teknolojisi, hızlı modanın yol açtığı çevresel tahribat ve düşük kalite sorunlarına bir çözüm sunar. "Yavaş moda" akımının öncüsü olan bu teknoloji, talep üzerine daha konforlu, dayanıklı ve vücuda daha iyi oturan giysiler üretmeyi mümkün kılar. Dikişsiz yapısı sayesinde ürünler üstün dayanıklılık sunar ve makinelerin hassasiyeti, her dikişi ideal stil ve uyum için ayarlar. %99'a varan verimlilikle, kes-dikim yöntemlerine göre çok daha sürdürülebilirdir. Ayrıca, dikiş ağırlığı olmadığı için ürünler %10 daha hafiftir.
Bu yenilikçi konsept, ilk olarak Japon şirketi SHIMA SEIKI tarafından geliştirildi ve ilk WHOLEGARMENT örgü makinesi 1995 yılında ITMA fuarında tanıtıldı. SHIMA SEIKI'nin kurucusu Masahiro Shima, "Wakayama'nın Thomas Edison'u" olarak anılmaktadır. 3D-örgü, sadece katı bir yapının 3D-baskısının aksine, dinamik stabiliteye ve kusursuz bir şekilde bir araya gelmesi gereken çoklu düzlemlere sahip ürünler yaratma başarısını temsil eder.
Giyim sektöründe atık miktarını önemli ölçüde azaltırken, ürün kalitesi ve konforunu artırarak sürdürülebilir bir üretim modeli sunuyor.