Bu makale, yazarın ilk bilgisayarı olan 286 işlemciye dayalı bir "sanal gerçeklik" ortamı yaratma projesini detaylandırıyor. Morpheus'un "gerçeklik" tanımından ilham alan yazar, bir işlemcinin de kendi sanal dünyasının bir parçası olup olamayacağını sorguluyor. Projenin amacı, bir 286 işlemci etrafında bilgisayarın geri kalanını simüle etmek, en azından basit assembly kodlarını çalıştırabilecek kadar bir ortam oluşturmaktır.
Yazar, iki yıl önce edindiği Harris 80C286-12 işlemcilerle ilk başta başarısız olsa da, projeyi bu yıl tekrar ele alarak ilerleme kaydetti. İşlemcinin PLCC-68 soketine takılması ve ardından bir adaptör PCB'si aracılığıyla Raspberry Pi'ye bağlanması gerekti. En büyük zorluklardan biri, 286 işlemcinin 57 pinini Raspberry Pi'ye bağlamaktı, çünkü Pi'nin yeterli giriş/çıkış (IO) pini bulunmuyordu. Bu sorun, her biri 16 IO pini sunan dört adet MCP23S17 IO genişletici (expander) kullanılarak aşıldı. Bu genişleticiler, işlemciyi 12 MHz'de çalıştırma hızına ulaşmasa da, projenin temel amacına hizmet ediyor.
Bağlantılar ve pin haritalaması için detaylı bir dönüşüm tablosu oluşturuldu. Raspberry Pi, genişleticilerle SPI üzerinden iletişim kurarak, 286 işlemcinin çevresindeki sanal donanımı kontrol ediyor. Bu proje, eski donanımı modern araçlarla yeniden canlandırma ve bilgisayar mimarisi hakkında derinlemesine bilgi edinme açısından hem teknik bir meydan okuma hem de nostaljik bir yolculuk sunuyor.
Eski nesil bir işlemciyi modern araçlarla kontrol ederek, donanım mimarisi ve düşük seviyeli programlama hakkında pratik ve derinlemesine bir öğrenme deneyimi sunuyor.